“Suçluluk Gerçek mi, Öğrenilmiş mi? Kendinize Sorun”
- Melike Tetik Oktay
- 22 Eyl
- 1 dakikada okunur
Her duygunun kendine özgü bir işlevi vardır. Ancak bazı duygular, yaşadığımız deneyimlerle birlikte daha baskın hale gelir. Özellikle çocuklukta sıkça karşılaşılan davranış örüntüleri, hangi duygunun hayatımızda öne çıkacağını büyük ölçüde şekillendirir.
-Suçluluk Duygusu Nasıl Şekillenir?
Yıllarca suçlu hissettirilen ya da sürekli suçlanarak büyüyen bir çocuk, ilerleyen yıllarda da suçluluğa odaklanır. Zamanla bu duygu onun için bir temel inanç haline gelir. Küçük hatalar bile ağır bir yük gibi hissedilir; “yanlış yapmaktan” yoğun bir korku doğar. Ve bu tekrarlar, çocuğun zihninde bir iç sese dönüşür:
“Sen yanlışsın. Bu senin yüzünden oldu.”
-Öğrenilmiş Suçluluk Nedir?
Psikolojide bu durum “öğrenilmiş suçluluk” olarak adlandırılır. Çocuk, aslında kendi suçu olmayan veya orantısız olan olaylarda bile suçluluk duymayı öğrenir. Bu, bireyin kendi davranışlarını ve duygularını değerlendirme biçimini kalıcı olarak etkiler.
-Öğrenilmiş Suçluluğun Yetişkin Hayatımıza Etkileri
Öğrenilmiş suçluluk, yetişkinlikte de hayatımızı şekillendirebilir:
Küçük hatalarda aşırı suçluluk hissetmek
Kendi ihtiyaçlarını görmezden gelmek
Hataları sürekli tekrar ederek kendini eleştirmek
Bu etkiler, çoğu zaman farkında olmadan ilişkilerimizi ve kararlarımızı sınırlar.
-Farkındalık ve Öz-Farkındalık
Farkındalık, bu zinciri kırmanın ilk adımıdır. Kendimize şu soruları sormak önemlidir:
Gerçekten hatalı mıyım?
Yoksa bana öğretilmiş bir suçluluk mu bu?
Bu sorular, yalnızca duygularımızı anlamamıza yardımcı olmakla kalmaz; aynı zamanda kendimize karşı daha nazik ve anlayışlı olmamızı sağlar.
Yorumlar